Boğaziçi rektörü ilk söylediğinde sustum ama bunları yazmak kaçınılmaz oldu

Soner Yalçın yazdı: Prof. Bulu neoliberalist bir akademisyen. Israrla gerçekleşmeyeceğini bile bile “üniversiteyi ilk 100'e sokacağım” demesinin nedeni bu düzenin akademisyeni olması. Aklıma şu gelmiyor değil...

 

İlk söylediğinde sustum.

Birkaç kez daha söyledi, yazmadım.

Baktım kamuoyunu manipüle etmeye devam ediyor, yazmak kaçınılmaz oldu.

Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne atanan Prof. Melih Bulu'dan bahsediyorum. Üniversiteyi dünya sıralamasında ilk 100'e sokacağını iddia ediyor…

Boş konuşanların ülkesi oldu Türkiye!

Her söylenene inananların ülkesi yapıldı Türkiye!

Şimdi buraya, “Cumhurbaşkanı Erdoğan atadığı bu rektörü gerçekçi olmadığı için hemen görevden almalıdır” diye yazsam gülümseyeceğinizi tahmin ediyorum. Boğaziçi'nin dünya sıralamasında sürekli gerilemesinin bir nedeni de Erdoğan değil mi?

Bakınız:

Boğaziçi Üniversitesi dünya sıralamasına ilk kez 2012 yılında girdi; 1.500 üniversite arasında 276-300 arasındaydı.

Prof. Gülay Doğu Barbarosoğlu o yıl/Haziran 2012 rektörlük seçiminde birinci seçildi; Cumhurbaşkanı A. Gül tarafından ataması yapıldı.

Prof. Barbarosoğlu üniversiteyi dört yılda 139'uncu sıraya getirdi. İtibarıyla 2016 seçiminde de rekor oyla (yüzde 86 ile) birinci seçildi.

Ancak. Üniversiteliler Cumhurbaşkanlığı resmi sitesinden yapılan duyuru ile şaşkınlığa uğradı. Erdoğan, rektörlüğe

– AKP Eskişehir milletvekili Emine Nur Günay'ın kardeşi- Prof. Mehmed Özkan'ı atamıştı!

Prof. Barbarosoğlu, akademik kariyerini sonlandırdığını açıkladı.

Ve: Prof. Mehmed Özkan görevini Prof. Melih Bulu'ya devrettiğinde Boğaziçi'nin dünya sıralaması 601-800 idi. Dört yılda büyük başarı!

Bir örnek daha

vereyim:

BRICS üniversiteleri arasında Boğaziçi 2014 yılında 5'inciydi; 2020 yılında 124'üncü sıraya düştü!

Yani:

ÖLÇÜTLER NELER

Siz, üniversite kapısına kelepçe takacaksınız…

Siz, sergideki resim için üniversitelileri tutuklayacaksınız…

Siz, demokratik haklarını kullanan öğrencilere terörist diyeceksiniz, gözaltına alacaksınız…

Siz, atamayla rektör seçeceksiniz…

Ve siz, yaşanılan şiddet nedeniyle Birleşmiş Milletler'in bile tepki gösterdiği Boğaziçi Üniversitesi'ni ilk 100'e girmesini sağlayacaksınız öyle mi?

Yapmayınız: Uluslararası hakemli dergide yazdığı makalede intihal yaptığı iddia edilen Prof. Bulu mu üniversiteyi ilk 100'e sokacak?

Dünya sıralamasının en ayırt edici özelliği üniversitelerin bağımsız olmasıdır! Makale-araştırma filan sonradan gelir. Gerçi onda da halimiz perişan:

Dünyada bilimsel makaleler nitelik/kalite saygınlık açısından dört gruba ayrılır. Türkiye en son grupta yer alıyor! (Neyse ki; birincilik için yarıştığımız alan var: Türkiye, sahte hakemli dergiler çıkarma konusunda ilk üçte! Kurnazlıkta üstümüze yok.)

Sıralama başarısı için hiçbir ölçüye uymuyorsunuz: 16 bin öğrenciye tam zamanlı 429 Prof. Dr. öğretim üyesi oranıyla/ bu akademik kaliteyle mi üniversiteyi ilk 100'e sokacaksınız? (Ki Boğaziçi, dar bütçesi sebebiyle nitelikli öğretim üyelerini özel üniversitelere kaptırdı.)

Yetmez gibi en az Hazine yardımı vererek mi Boğaziçi'ni ilk 100 içine sokacaksınız? (Selçuk'tan Erciyes'e kimi üniversiteler Boğaziçi'nin iki katı Hazine yardımı alıyor. Diğerleri ise üç, dört, beş kat fazla! Alsınlar kuşkusuz ama Boğaziçi'ni bu bütçeyle ilk 100'e sokabilir misiniz?)

Dünya sıralamasında bakılan ölçütlerden biri de öğrenciye yapılan yatırım; bizde copla yapılıyor bu!

Sıralama ölçütleri arasında hesap verebilirlik olduğunu da hatırlatırım Prof. Bulu'ya…

İŞİN ASLI

Bugün üniversite sıralamaları dünyanın her yanında mevcut.

Popüler 11 küresel sıralama var. Biz genellikle üniversiteler hakkındaki haberleri-gelişmeleri bildiren Londra merkezli Times Higher Education (THE) adlı haftalık dergiyi esas alıyoruz.

Peki, nerden çıktı bu sıralama mevzu? Neoliberalizmin Dünya Bankası ve OECD eliyle üniversiteleri yatırım aracına/işletmeye dönüştürdüğü 2000'ler başında hayata geçirildi.

-“Sıralamalar işverenler için yeni çalışanları işe alırken uygun rehber olacak” denildi…

-“İyi üniversite iyi maaş” denildi… Vs.

Prof. Bulu neoliberalist bir akademisyen. Israrla gerçekleşmeyeceğini bile bile “üniversiteyi ilk 100'e sokacağım” demesinin nedeni bu düzenin akademisyeni olması.

Aklıma şu gelmiyor değil; İktidarın gündeminde Boğaziçi gibi üniversiteleri özelleştirme mi var?

Yoksa… Nitelikli bir rektörün ilk hedefi; dünya çapında sıralama değil, artık sıklıkla konuşulan dünya çapında sistemler olmalıydı. Prof. Bulu ise olmasının imkânsız olduğunu bile bile boş vaatte bulunuyor.

AKP Sarıyer İlçe Başkanlığı kurucusu…

AKP Ataşehir Belediye Başkanlığı aday adayı…

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

Odatv.com


 
 
Bu habere tepkiniz:
Soner Yalçın
İLGİLİ HABERLER
Odatv

Erdoğan ailesi Waffle işine girdi 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çocukları Bilal Erdoğan ve Sümeyye Erdoğan Bayraktar İstanbul Fatih’te “Çay Saati” ve “Waffle Saati” adıyla dükkan açtı.